Hemen hemen hepimiz okumanın ne derece önemli olduğunu az çok biliriz. Bazılarımız ailelerimizin ekonomik sıkıntıları sebebiyle çok hevesli olmasına rağmen okuyamamış,
Bazılarımız köylerinde okul olmaması sebebiyle hayalindeki çocuk doktoru olma heyecanını yaşayamamış, Kimilerimiz çok kalabalık bir ailenin mensubu olma sebebiyle geçim sıkıntısını bir türlü aşamamaları sebebiyle okuyamamışız. Ailelerimiz tarafından ilk okulu bitirdikten hemen sonra çocukluğumuzu yaşayamadan henüz çocuk yaşta iken çırak olarak bir tamirhaneye, bir terzihaneye, bakkala veya bir berberin yanında işe alıştırılmak üzere çalıştırılmaya başlatılmışız. Belki çırak olarak işe başladığımız meslekte iyi bir usta, iyi bir kalfa, hatta iş sahibi bile olmamıza rağmen içimizde hala imkansızlıklar yüzünden okuyamamanın vermiş olduğu hüzün bir türlü gitmek bilmez.
Şartlar sebebiyle istediği eğitimi tamamlayamayanlar çok şey kaybetmiş değiller aslında. Çevremizde yüzlerce imkansızlıkları sebebiyle okuyamayan zeki çocuklar bulunmaktadır. Bu çocukların eğitimine burs vererek katkı sağlamak, kucak açarak bu öğrencileri geleceğin bilim adamı yapmada destek olmak aslında yarım kalmış eğitimini tamamlamak duygusu verir insana. Ülkemizin kalkınması için eğitimin şart olduğuna hepimiz hemfikiriz. Öyleyse eğitim görmekte olan çocuklarımıza, yarınlarımızı oluşturacak gençlerimize eğitim görmekte oldukları zamanda destek çıkarsak, hem geleceğimize yatırım yapmış oluruz, hem de ülkemiz batı hayranı değil de batının hayran kaldığı bir ülke yapmış oluruz.
Anadoludan büyük kentlere okumak için gelen öğrencilerimiz ekonomik sıkıntılar yüzünden zaman zaman garsonluk yapmaktadırlar, inşaatlarda çalışmaktadırlar, veya okul çıkışı ek iş yapmak üzere çeşitli işlerde çalışmaktadırlar. Kız öğrencilerimiz bu kadar şanslı olmamaktadır. Elinde biraz parası olanların şeytanca tuzaklarına kandırılmak süretiyle düşürülüyorlar. Bu üniversite öğrencilerinin ruh hallerine kimse aldırmadan, parayı veren düdüğü her zaman çalıyor. Psikolojik eziklik, ekonomik baskı altında eğitimini tamamlayan bu öğrencilerden bu ülke insanı adalet bekleyecek, özgürlük bekleyecek, saygı bekleyecek. Hizmet bekleyecek Bunları beklemek tabiki hakkımız ama bizim de “çorbada tuzumuz olsun”
diyorsanız çevrenizde öğrenim görmekte olan bir kardeşimize ulaşarak burs vermek süretiyle katkı sağlamalısınız. Burs konusunda yeterince bilinçlenebilirsek bir çok şeyi daha rahat aşacağımız inancındayım. Günümüzün baş belası terör orgütleri militanlarını eğitimsiz insanlardan seçmektedir. Terör dünyanın baş belası ise, eğitimde terörün baş belasıdır.
“Bir sadaka bin belayı def eder” sözünü hatırlatarak burs verenlerden olmanız dileğiyle.
Harun Uzun |